Günümüzde geniş dokunmatik ekranlar ve arka gövdeye sıralanan standart kamera lensleriyle bilinen akıllı telefon pazarı, her zaman bugünkü çizgide ilerlemiyordu. Samsung’un geçmişteki sıra dışı ve deneysel telefon modellerini derleyen içerik, markanın bir dönem telefonlara optik yakınlaştırma, projektör ve kavisli ekran entegre etmek gibi sıra dışı yollar denediğini gözler önüne seriyor. Şirketin geçmişte ürettiği bu tuhaf modellerin bir kısmı küresel çapta büyük bir ilgi görürken, bazı versiyonlar yalnızca belirli pazarlarda alıcı bulabildi.




Kamera ve Telefon Hibritlerinin Doğuşu
Akıllı telefon teknolojisinin henüz bugünkü incelik standartlarına ulaşmadığı dönemlerde, mobil fotoğrafçılık ile geleneksel makineleri birleştiren melez tasarımlar öne çıkıyordu. 2013 yılında piyasaya çıkan Galaxy S4 Zoom, ön yüzde standart Galaxy cihazlarını andıran bir görünüme sahip olsa da, arka kısmında barındırdığı büyük lens ve fiziksel kamera tutuşuyla bu algıyı tamamen değiştiriyordu. Cihaz, sunduğu 16 MP arka kamera çözünürlüğü ve 10x optik yakınlaştırma değeriyle dikkat çekiyordu. Ancak bu özellikler, kalınlık ve büyük lens mekanizması nedeniyle normal telefonlardan çok daha hacimli bir gövdeyi beraberinde getiriyordu. Benzer bir yaklaşımla 2014 yılında satışa sunulan Galaxy K Zoom ise 20,7 MP kamera çözünürlüğü ve yine 10x optik yakınlaştırma mekanizmasını bir araya getiren bir diğer hibrit model olarak kayıtlara geçti. Günümüzde akıllı telefon kameralarının gelişmesi ve periskop lenslerin çıkması nedeniyle bu tür kamera-telefon hibritleri güncelliğini yitirerek yaygınlaşmadı.

Samsung Deneysel Telefon Modelleri teknik özellikleri
| Galaxy S4 Zoom Kamera | 16 MP, 10x optik yakınlaştırma |
|---|---|
| Galaxy Beam Özellik | Dahili pico projektör |
| Galaxy Round Özellik | Sabit yatay kavisli OLED ekran |
| Galaxy Note Edge Özellik | Sağ kenara kıvrık asimetrik ekran |
| Galaxy K Zoom Kamera | 20,7 MP, 10x optik yakınlaştırma |


Projektör ve Kavisli Ekran Denemeleri
Fotoğrafçılık odaklı denemelerin yanı sıra eğlence ve multimedya alanında da farklı mühendislik çözümleri test ediliyordu. 2012 çıkışlı Galaxy Beam, üst kısmına yerleştirilen küçük boyutlu taşınabilir projektör cihazı anlamına gelen dahili pico projektör sayesinde görüntüyü doğrudan duvara veya düz bir yüzeye yansıtabiliyordu. Her ne kadar yenilikçi bir fikir olsa da, bu projektör karanlık bir ortam gerektiriyordu ve bataryayı son derece hızlı tüketiyordu. Ekran teknolojilerindeki gelişmeler de benzer şekilde deneysel formlarla test edildi. 2013 yılında tanıtılan Galaxy Round, ekranı yatay eksende sabit biçimde bükülmüş ilk ticari kavisli OLED telefonlardan biri olma unvanını taşıyordu. Cihaz masadayken yana yatırıldığında saat ve bildirim gösterebilecek şekilde tasarlanmıştı. Bunu takip eden süreçte 2014 yılında çıkan Galaxy Note Edge, sağ kenarı kıvrılarak uygulama kısayolları ve bildirimler için ayrı bir alan sunan asimetrik yapısıyla serinin diğer üyelerinden ayrılıyordu.



Geçmişten Kalan Yarım Kalan Hikayeler
Geçmişteki bu sıra dışı dönemde standart kalıpların dışına çıkan tek marka hatları bunlar değildi. Bilim kurgu sinemasından ilham alınarak geliştirilen 2003 yapımı SPH-N270 Matrix Phone gibi koleksiyonerlerin ilgisini çeken farklı cihazlar da üretilmişti. Ancak SPH-N270 Matrix Phone ile ilgili detaylar, kaynak metinlerin ve arşivlerin kesilmesi nedeniyle yarım kalmıştır. Samsung, Galaxy S ve Galaxy Z serileriyle bugün katlanabilir telefon pazarına yön veren Galaxy Z Fold ve Galaxy Z Flip gibi modern modellere odaklanmış durumda. Şirketin geçmişte Galaxy Note ve Galaxy S6 edge gibi modellerle olgunlaştırdığı kavisli ekran ve kalemli yapı felsefesi, markanın bugünkü tasarım dilinin temelini oluşturuyor.

